Bugun...
EYVAH DEPROSYANDAYIM!


Şeyda Betül KILIÇ
psk.seydabetul@gmail.com
 
 

İnsanların çoğu, zaman zaman  depresyona girdiğini düşünür. Kendimizi yeteri kadar güçlü hissetmediğimizde, durgunlaştığımızda, huzursuz hissettiğimizde, eskisi kadar gülmediğimizde kendimizi kötü hissederiz ve ‘’ Eyvah depresyondayım’’ diye düşünürüz. Peki depresyon nedir? Nelere yol açar? Depresyondan kurtulmak için neler yapabiliriz?

Depresyon , temel belirtileri ; isteksizlik, hayattan zevk alamamak, içinden hiçbir şey gelmemek olan bir hastalık halidir. Hepimiz zaman zaman kendimizi üzüntülü hissederiz ancak ‘’ geçici üzüntü’’ depresyonla karıştırılmamalıdır. Olaylara verilen gerçek anlamlar, sıkıntıların doğal algılanışı depresyonda olduğumuzu göstermez.Elbette üzüleceğiz, ağlayacağız ve en kısa şekilde bu duruma uyum sağlayıp hayatımıza devam edeceğiz.Fakat depresyonda bu doğal durumdan farklı olarak algılayışımız bozulmuştur ve gerçekle algılarımız arasında ciddi farklar belirgindir.Kişinin dikkati yapabildiklerinde değil yapamadıklarında yoğunlaşmıştır, yani olumsuz bakış açısı oluşmuştur.  Depresif bozukluk, sadece davranışları değil, duygularımızı, düşüncelerimizi, alışkanlıklarımızı, hobilerimizi, hayatı algılayış biçimimizi değiştirebilir.Günlük yaşam aktivitelerindeki bozukluk oldukça belirgindir. Depresyondaki kişi, eskiden yapmaktan keyif aldığı bir çok etkinlikten  keyif almakta oldukça zorlanır. Hatta depresyonun derinliğine göre hasta artık önceleri keyif aldığı hiçbir şeyi yapmaz.Uyku ve yeme alışkanlıkları değişir. Daha az ya da oldukça yoğun uyku görülür. Yeme alışkanlığı da bozulur, kişi çok hızlı ve tat almadan yemek yer ya da çok az beslenebilir çünkü bu eylem ona artık keyif ve haz vermez.  Depresyondaki kişi, eskiye oranla çok daha fazla uyku ihtiyacı hissedebilir. Bütün bu değişiklikler sonucunda işlevsellikte bozulmalar, kendini içe çekme, kendini değersiz hissetme, umutsuzluk görülür.Depresyon, bireyin hayatındaki bütün haz merkezlerine saldıran bir durumdur.Ayrıca depresyondaki kişi davranışlarının diğer insanlar tarafından nasıl değerlendirildiğini de çok fazla önemser ve genellikle olumsuz değerlendirildiğini düşünür. Depresyonda hüzün ve üzüntü duygularının sebebi genelde geçmiş yaşantılardır.  Geçmişte yaşanan ve yeterince anlamlandırılamamış olaylar,  bugün yaşanan olaylarla  tetiklenebilir ve kişiyi depresyona sürükleyebilir. ‘’Keşke’’ kelimesi depresyondaki kişinin en sık kullandığı kelimedir.

Mevsimsel efektif bozukluk olarak da adlandırılan mevsimsel depresyon, her sene aynı zamanda oluşur. Çoğunlukla sonbahar veya kış zamanı başlar ve ilkbahar veya yaz zamanı biter.  Hava güneşli olmasa da sabah veya öğlen saatlerinde 25-30 dakika dışarıda yürüyüş yaparak güneş ışığından faydalanın,

Düzenli olarak spor yapın, sağlıklı beslenin ve bol bol su içmeye çalışın, Kendinizi sabah yataktan erken kalkmaya isteklendirin, Yaşamınıza dair yeni hedefler ve yeni planlar yapın,

Vücudunuz için gerekli vitamin ve mineralleri almaya çalışın

 

 Depresyonda olan kişiler, kendilerini yalnızca hayatın akışına bırakarak iyileşemeyebilirler. ‘Kendi kendine iyileşme’ depresyon geçiren hastaların yarısında mümkündür. Ancak tedavi olunmadığında belirtiler (semptomlar) haftalarca, aylarca, hatta yıllarca sürebilir. Oysa uygun tedavi, depresyondaki birçok insana yardımcı olabilir. Psikolojik destek ve terapiler depresyonu yenmekte oldukça etkilidir. Depresyondaki kişi, terapiler sayesinde Premorbid ( Hastalık öncesi dönem) döneme geri döner. Terapilerin desteği ile kişi, depresyon sebebiyle yapamadığı günlük yaşam planlamalarını ve organizasyonlarını kolaylıkla yapabilir hale gelir. Depresyondaki insanlar genellikle sorun çözme konusunda kendilerini  yetersiz hissederler ancak psikoterapi desteği ile sorun çözme yetenekleri geliştirilir. Terapiler sonrasında hayata başka bir pencereden bakmayı öğreniriz.Terapist  danışanı, soruna farklı yaklaşımlar, daha akılcı planlamalar, aktivite planlamaları, zamanı iyi kullanma, yaşanan olayların bizlere neler hissettirdiği ve bu hislerin davranışlarımız üzerindeki etkisi konularında eğitir.

 

Genel olarak düşünce stillerimizdeki çarpık bakış depresyona  girmemize neden olabilmektedir. Mesela ‘’olumluyu KÜÇÜLTMEK olumsuzu BÜYÜTMEK’’ oldukça sık görülen  düşünce biçimidir. Diğer düşünce yanlışı ise; genelleme yapmak ve akıl okumaktır. ‘’Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’’, ‘’Herkes benim tembel olduğumu düşünüyor’’ ‘’ Ne kadar da yetersizim’’ gibi otomatik , zihnimize hemen geliveren genelleme düşünceleri görülür. Depresyonda kişi, karşılaştığı ilk engelde vazgeçer, mücadele için gücü yoktur. Diğer çarpık düşünce de şudur; ya hep ya hiç…Oysa hiç birimiz mükemmel değiliz.Hiç kimse tamamen güzel ya da çirkin ya da  hiç kimse bütünüyle zeki ya da aptal değildir.  İnsanın elinden geleni yapması yeterliyken, depresyondaki kişi kendini mükemmelliğe zorlar ve yapamadığında kendini yetersiz hisseder. Özet olarak depresyon, çarpıtılmış düşüncelerin hakim olduğu bir hastalıktır ve tedavi edilebilir bir durumdur. Güvenli ellerde yapılan tedaviler, terapiler depresyon sıkıntısından bir an önce kurtulmanız içindir. Dünyaca kabul görmüş ve etkinliği ispat edilmiş olan BİLİŞSEL VE DAVRANIŞSAL TERAPİ yöntemi tedavi için en iyi tercihtir. Hayatı daha güzel yaşamanıza daha da önemlisi daha iyi algılamanıza engel olan depresyondan kurtulmanız için en kısa sürede destek almanızı öneririm. Sevgiden hiç ayrılmadan huzurla kalın.

 

 



Bu yazı 1180 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI